Hubble, ‘gülen yüz’ galaksi kümesini ortaya çıkardı

09 Dec 2018

pixabay

Hubble, 'gülen gökada kümesinin' yeni bir görüntüsünü ortaya çıkardı. Görüntü NASA / ESA Hubble Uzay Teleskobu'nun Geniş Alan Kamerası 3 (WFC3) ile çekildi. Görüntü, SDSS J0952 + 3434 olarak bilinen alanda bir gökada kümesini gösteriyor. NASA ağız kısmının yer çekimi lensi olarak bilinen optik yanılmadan kaynaklandığını söylüyor.

NASA/ESA Hubble Uzay Teleskobu’nun Geniş Alan Kamerası 3 (WFC3) ile çekilen bu görüntü resmi olarak SDSS J0952 + 3434 bilinen bir gökada kümesini gösteriyor. Ancak, bir gökada kümesi gülen yüze benzeyen galaksilerden oluşuyor.
Görüntü, geniş ışık yayının üstünde iki sarı renkli damlayı ortaya koyuyor.
NASA, ‘ağız’ ışığın bir hilesi tarafından yaratıldığını söylüyor.
Hubble bu görüntüyü yeni yıldızların kozmos boyunca nasıl yayıldığını anlamak için kullanacak.
NASA, ‘WFC3, benzeri görülmemiş bir çözünürlükte uzak gökadaları görebiliyor. Bunların içinde yer alan yıldız oluşum bölgelerini bulmak ve incelemek için yeterince yüksek.” dedi.
Yıldızlar devasa gaz bulutları içinde doğarlar. Bu devasa bulutlar ya da yıldızlar yerçekimi altında çökerek yeni yıldızlara dönüşecek tohumlar haline gelir. Bilim adamları farklı yıldız kreşlerinin parlaklığını, büyüklüğünü ve oluşum oranlarını analiz ederek yeni doğmuş bir yıldızın oluşumuna yol açabilecek süreçler hakkında daha fazla şey öğrenmeyi umuyor. Farklı galaksiler içinde bunlarla çalışmak, evrendeki zaman ve mekanda farklı noktalarda yıldız oluşumu hakkında bilgi verecek.

Yıdızlar ve galaksi kümeleri

Gök ada kümesi ya da galaksi kümesi, kütle çekimi sayesinde birbirlerine bağlı yüzden fazla gök adanın oluşturduğu kümedir. Gök ada sayısı 100’ün altında olduğu zaman bu topluluklara, gruplar ve kümeler arasındaki sınırlar belirgin olmasa da, gök ada grubu denir. Gök ada kümeleri biçimleriyle (özel, küresel, simetrik, vs.) dağılımlarıyla veya (birkaç bine çıkabilen) gök ada sayılarıyla nitelenirler. 10 milyar yıl önce oluştukları sanılmaktadır.

Gök ada kümelerinin bir araya gelmesiyle oluşan kümeler topluluğuna ise üst küme ya da süper küme (İng. super cluster) adı verilir. Gök ada kümeleri istikrarlı yapılar olup kümenin kütleçekimsel etkisinden kaçamazlar. Gök ada kümelerinin Evren’deki dağılımı homojen değildir; kimi bölgelerde sıklık gösterirlerken kimi bölgelerde seyrektirler. Gök adaların yaklaşık % 90’ı bir kümeye ya da bir üst kümeye dahildir. Gök adamız Samanyolu, 30 kadar gök ada içeren yerel gruba (İng. local group) dahil olup bu yerel grup da bir süper kümeye dahildir.

Gök ada kümeleri, sıcaklığı 107K ila 108 K arasında değişen ve yoğunluğu çok az (parçacık sayısı cm³ başına 10−3 ila 10−2) olan ve X ışınları yayan bir gaz içerirler. Gök ada kümelerinin toplam kütleleri 1014 ila 1015 Güneş kütlesi arasında, yarıçapları ise 2 ila 10 Mpc arasında değişir.

Gök adalar ve yıldızlar

Galaksi veya gök ada, kütle çekimi kuvvetiyle birbirine bağlı yıldızlar, yıldızlararası gaz, toz ve plazmanın meydana getirdiği yıldızlararası madde ve şimdilik pek anlaşılamamış karanlık maddeden oluşan sistemdir. Tipik galaksiler 10 milyon (cüce galaksi) ile bir trilyon (dev galaksi) arasındaki miktarlarda yıldız içerirle ve bir galaksinin içerdiği yıldızların hepsi o galaksinin kütle merkezini eksen alan yörüngelerde döner. Galaksiler çeşitli çoklu yıldız sistemlerini, yıldız kümelerini ve çeşitli nebulaları da içerebilirler. Çevresinde gezegenler ve asteroitler gibi çeşitli kozmik cisimler dönen Güneş, Samanyolu Galaksisi’ndeki yıldızlardan yalnızca biridir.

Bir sanatçı tarafından hazırlanan Samanyolu Galaksisi. İki ana spiral kol çekirdekteki çubuk oluşumunun uçlarından çıkmaktadır. Güneş kollardan birinde yer almaktadır.
Tarihsel olarak galaksiler gözle görülen şekillerine göre sınıflanmışlardır. Bu sınıflamada sık karşılaşılan biçimlerden biri, ışık profili elips şekilli olan eliptik galaksidir. Sarmal galaksiler, tozlu ve kıvrımlı kolları olan disk şekilli yapılardır.

Düzensiz ya da olağan dışı biçimli galaksiler ise “tuhaf galaksiler” olarak bilinir ve tipik olarak, komşu galaksilerin kütle çekimine bağlı biçim bozulmasıyla oluşurlar. Birbirlerine yakın galaksilerin arasındaki bu tür etkileşimlerle söz konusu galaksiler birleşebileceği gibi, yıldız oluşumu olaylarında “patlama” diye adlandırılabilecek ölçüde fazla artışların tetiklenmesiyle yıldız patlama galaksileri (İng., starburst galaxy) de gelişebilir. Ayrıca, düzenli bir yapıya sahip olmayan küçük galaksilerden de düz