Astronomlar yakınımızda var olmaması gereken “yasak gezegen” keşfetti

Planeta Plutão Pixabay

Bilim adamları, güneş sistemimizden yaklaşık 285 ışıkyılı uzaklıkta Jüpiter benzeri bir "yasak gezegen" keşfettiler. Yeni keşfedilen gaz devi, gökbilimciler tarafından NASA'nın Transiting Exoplanet Survey Satellite (Geçiş Halindeki Ötegezegen Araştırma Uydusu - TESS) kullanılarak ortaya çıkarıldı ve şu anda bu gezegen TOI-5205b olarak biliniyor.

Bu ötegezegen, Güneş sistemimizdeki bir gaz devi olan Jüpiter’e oldukça benziyor ancak radikal farklılıklar var. Bilindiği üzere Jüpiter, Güneş etrafındaki bir tam turunu 12 yılda tamamlıyor. Ancak keşfedilen bu yeni gezegen kendi kırmızı cüce yıldızının yörüngesinde her üç günde bir dönüyor ve bizden sadece 285 ışıkyılı uzaklıkta.

Daha da ilginç olan şey ise bu gezegenin nasıl oluştuğu tamamıyla belirsiz ve “yasak” kelimesinin kaynağı da buradan geliyor. TOI-5205b‘nin bu özel yönü, gökbilimcilerin kafalarının kaşımasına neden oluyor çünkü mevcut gaz devi modelleri, ötegezegenin şu anda yörüngesinde olduğu gibi düşük kütleli bir yıldızın etrafında oluşamayacağını öne sürüyor. Yani şimdiye kadar bildiklerimize göre orada böyle bir gezegenin olmaması gerekiyordu ama var.

Son dönemlerde yapılan yeni keşifler, evrenimiz ve onun çeşitli parçalarının nasıl oluştuğu hakkında bildiğimizi sandığımız şeyleri adeta test ediyor. James Webb Uzay Teleskobu tarafından yapılan yeni keşifler, bilim insanlarının yıllardır inandıkları şeylere meydan okumaya devam ediyor. Bu nedenle, bu yasak gezegenin keşfi kesinlikle inanılmaz değil. Bilim insanları şimdi bu gezegeni daha yakından incelemeye çalışacak ve nasıl oluşuğu sorusuna cevaplar arayacak.

James Webb Uzay Teleskobu (JWST veya Webb), geçtiğimiz yıl görevine başladığından beri uzaya olan bakışımızı değiştirmeye devam ediyor. Ancak teleskobun yaptığı son keşif astronomların kafasını hayli karıştırmış durumda çünkü Webb, hiç olmaması gereken galaksilerin fotoğraflarını çekti.

Elimizde olan mevcut bilgiler ışığında keşfedilen altı galaksinin orada olmamaları gerekiyordu ancak oradalar ve kimse nasıl oluştuklarını açıklayamıyor. Bulunan bu galaksiler neredeyse Samanyolu kadar büyükler ve olgun kırmızı yıldızlarla dolular. Astronomlar bu galaksilerden gelen ışığı analiz ederek ne kadar uzakta olduklarını ve dolayısıyla ne kadar yaşlı olduklarını hesapladılar. Buna göre galaksilerin Büyük Patlama’dan sadece 500 ila 700 milyon yıl sonra oluşmuş oldukları bulundu. Bu yıllar insan ölçeğinde büyük geliyor olabilir ancak evrenin bebeklik dönemleri olarak ifade edilebilirler.

Ancak neredeyse 13 milyar yıl yaşında olmaları onları tuhaf yapan şey değil. Bilim adamları, mevcut kozmolojik teoriye göre var olmamaları gerektiğini, çünkü o zamanlar galaksilerin bizimki kadar çok yıldız oluşturmasına yetecek kadar madde olmaması gerektiğini söylüyorlar. Bu nedenle gözlemlenen galaksilerin hiç olmaması gerekiyordu.Hubble gibi enstrümanlar ile yapılan gözlemlerde evrenin ilk dönemlerinde oluşan galaksilerin küçük ve mavimsi renkte oldukları saptanmıştı. Dolayısıyla Webb’in gösterdikleri ile önceki bilgilerimiz çelişiyor. Genç yıldızlar genel olarak mavi renkte parlarlar ve yaşlanıp yakıtlarını tükettikçe yaydıkları parlaklık kırmızıya doğru kayar. Dolayısıyla uzaktaki galaksilerin kırmızı değil mavi renkli olması beklenir (Işığın Dünya’ya ulaşmasının zaman aldığını unutmayın, bu nedenle teleskopik görüntüleri izlerken aslında zamanda geriye bakıyor ve uzaktaki nesnelerin geçmişteki hallerini görüyoruz).

Kırmızı cüceler ve yıldızlar

Kırmızı cüceler olarak da bilinen M-cüce yıldızlar tipik olarak Güneş’in kütlesinin yarısından daha azdır ve bu senaryoda TOI-5205b’in etrafında döndüğü yıldız, Güneş’in yüzde 40’ı kadar. Kırmızı cüceler küçük olmalarının yanı sıra aynı zamanda da daha soğuklar. Ancak bu tür yıldızlar galaksilerde en sık rastlanan yıldız türleri arasında yer alıyor ve ömürleri trilyonlarca yıl sürebiliyor. Örneğin, Güneş’in ömrünün aşağı yukarı 10 milyar yıl olduğuna inanılıyor.

Başka galaksiler

Penn State‘de astronomi ve astrofizik profesörü olan Joel Leja, astronomların Büyük Patlama’dan sonra bu galaksilerin nasıl bu kadar hızlı bir araya geldiklerini açıklamak için kozmoloji teorilerini yeniden yazmaya başlamadan önce, baktıkları tuhaf kırmızı noktaların başka bir şey olmadığından emin olmaları gerektiğini söyledi: “Örneğin, erken evrendeki yıldızlar, ağır elementlerden yoksun olmaları nedeniyle egzotik şekillerde ışık yayabilir ve belki de bunları modellerimize dahil etmiyoruz”

Bu altı gökadanın eski ve büyük görünmesi, Büyük Patlama’dan kısa bir süre sonra her yıl yüzlerce yıldız oluşturdukları anlamına geliyor. Öte yandan içinde bulunduğumuz Samanyolu ise her yıl bir ila iki yeni yıldız oluşturuyor. Ekip daha fazla gözlem yaparak sır perdesini kaldırmak istiyor.

 

Bir yıldıza isim verin!